Periodic Library

Blogger tarafından desteklenmektedir.
  • Anasayfa
  • Diziler
    • Kore Dizileri
    • Diğer Diziler
    • Dizi Haberleri
    • Dizi Önerileri
      • Romantik Diziler
      • Gerilim Dizileri
  • Kitaplar
    • Kitap Yorumları
    • Kitap Listeleri
  • Diziler
  • Elem o'clock
  • Hakkımızda
  • Bendeniz, Elem
    • Twitter
    • Instagram


 

Başlığa karar vermesi çok zor oldu. 

"2021'in En Kötü Kararı"

"Blogum Beni Affet"

"Geri Dön Periodic Library"

"Elim Kırılaydı da Silmeyeydim Periodic Library"

"Kendim Ettim Kendim Buldum"

Seçeneklerin hepsi durumun vahametini anlatmak için uygundu, ben de en kısa ve öz olanı seçtim: rip periodic library.

Şimdi zamanda biraz geriye gidelim.

Yeni yıla girdiğimiz günlerden birinde, bir anda, ortada hiçbir şey yokken, bir deli dürtmesiyle birlikte neredeyse 6 yıldır kullandığım blog adresi olan periodic library'i değiştirdim. Aslında bir süredir daha akılda tutması kolay ve türkçe bir isim istiyordum ama aklımda herhangi bir fikir olmadığı için bekletiyordum. O deli dürtmesiyle birlikte hala aklımda bir isim yokken o anda daralmış bir ruh halinde olmamın da verdiği etkiyle "sorarlarsa evde yokum" olarak değiştirdim ve anlık da olsa rahat ettim. Tabii uzun sürmedi, bir hafta geçmeden yine değiştirip şu anki ada çevirdim: konusmayageldim. YİNE başta içime sinse de sonradan googleda artık görünmediğimi fark edince canım sıkıldı:( Periodic library yazınca bir ben çıkardım ama konuşmaya geldim yazınca blogum hariç her şey çıktı:( İşte bu yüzden bir kere daha değiştirmeye karar verdim ama bu sefer de yeni blog adı bulma derdine düştüm.

Aşırı kararsız olduğum için 2 gün boyunca insanların başının etini yedim bu konuda jfkjx Fikirlerini paylaşan herkese tişükkür ederim buradan<3 Bu fikir alışverişlerinin sonucunda çoğu kişi tekrar periodic librarye geçmemi önerdi ve yakın arkadaşım da yeni blog açıp oradan devam etmeyi kafama soktu. Mantıklı geldi, hem burası ilk adıyla duracaktı hem de yeni blogla temiz bir başlangıç yapacaktım. Karar verilmişti artık, geriye sadece uygulaması kalmıştı. 

Olaylar da tam olarak burada patlak verdi.

Nolur nolmaz diye periodic library adıyla bir blog daha açmıştım isim bende kalsın diye, dedim ki o blogu sileyim de konusmayageldim'in adını periodic library'e çevireyim. 

DEMEZ OLAYDIM.

SİLMEZ OLAYDIM.

Meğer bloggerda "silinen" bir blogun adını alamıyormuşuz. Nereden bileyim ben... Blog adını değiştirince o değiştirilen ad kullanılabildiği için aynısı silinen blog için de geçerli olur diye düşünmüştüm. Yanlış düşünmüşüm.

Böylece kayıp gitti periodic library adı elimden. Altı yıllık birlikteliğimiz son buldu.

Çok üzüldüm, sile tıkladığım ana çok geri dönmek istedim, bir şekilde belki blogu silmekten kurtarabilirim diye googleda aramalar yaptım, olmayınca direkt bloggera yazdım sorunu ama nafile. Şu an hala daha üzgünüm ama artık kabullenme aşamasına geldim. Yeni blogumu düzenlemeye verdim kendimi. Bu yazıdan sonra yeni blogumun merhaba yazısı da gelecek ve burayı artık geçmiş blog yaşantımın anısı olarak saklayacağım.

Bu yazıdan sonra bu blogumu acemilik eserim kabul edecek ve umarım kalfalık eserim diyebileceğim yeni blogum olan Esseve Rin'de devam edeceğim.

Hoşça kalın

ve yeniden görüşürüz umarım.

Artık buradayım.


Şöyle ferah bir masaüstü görmeyeli o kadar olmuştu ki...

Bu içinde bulunduğumuz dönem bana yeni bir özellik kazandırdı: bir şeyleri silmek. Can sıkıntısı ve hiçbir şey üretememe problemleri bana bir şeyleri silerek rahatlama huyunu kazandırdı. İlk başta odamdaki dolaplarda ve çekmecelerde baş gösterdi bu özellik, ardından telefondaki uygulamalar, aylarr önce alınmış screenshotlar derken sıra bugün bloga geldi.

Fark ettiniz mi bilmiyorum ama blogta birkaç değişiklik yapmıştım geçen aylarda; temayı, profil resmini (elveda yıllardır kullandığım amy pond fotosu) ve etiketleri değiştirmek gibi. Bugün girince de blog başlığım gözüme battı, çok da düşünmeden sildim gitti. Zaten bir süredir değiştirmek istiyordum ama yenisini yapmaya üşeniyordum. Sonra dedim ki illa yenisini yapmak şart mı alla allaa. Temiz de göründü bence böyle sadece blog adı yazılı olarak. Yenisini yapana kadar bir süre böyleyiz.


Blog başlığını silmek kesmedi tabii. Yıllardır (2015'ten beri) dokunmadığım taslakları hedef aldım bu sefer de. Sadece yazı başlığından ya da birazı yazılmış yazıların çoğunu tarihin tozlu sayfalarına gömdüm. Sayı vermek gerekirse tam olarak 112 taslaktan 57'ye indirdim. Geriye kalan 57 yazı için hala "bir ara tamamlarım yeeeeeeeea" diyorum. 

Geri kalanların çoğu yazılmayı bekleyen mimlere ait. Mimler konusunda gerçekten bayağı mahçubum. Artık mimlenmiyor oluşum çok doğal, benim de mimlediğim kişi mimleri yapmasa ben de bırakırdım mimlemeyi bir süre sonra haklı olarak.

Bir de bir yere kadar yazdığım ama sonra tıkanıp devamını getiremedim kitap yorumları var. Birkaçı da çok sevdiğim kitaplara ait hatta ama çoğu zaman olduğu gibi hissettiklerimi aynen aktaramayınca bırakmışım. Keşke olduğu kadarıyla yazıp tamamlasaymışım. Kıyamadığım için silemedim onları, düşük bir ihtimal tekrar okursam tamamlamak istiyorum. Dediğim gibi düşük bir ihtimal ama tutunacak başka dalımız olmadığına göre...

Böyle işte, bir temizlik sonrası durum güncellemesi yapayım dedim. Daha temizlenmeyi bekleyen çok şey var. Youtube'daki daha sonra izle listemi de temizlemeyi de umuyorum çünkü artık tam kapasitesine ulaştı daha fazla video ekleyemiyorum🙊

Kendini temizliğe vuran başkalarının da olduğunu biliyorum, oradasınız değil mi? Ses veriniz🙋






Unutkanlık ve üşengeçlik bana en çok çektiren iki özelliğim olmuştur. Nice şeyleri kaçırıp ardından sulu gözlerle bakmışlığım bile vardır ama ilk defa bir şeyi unuttuğum için çok mutluyum. Şimdi biraz geri sarıp anlatmaya başlıyorum.

Ecrin'in Storytel uygulamasını anlattığı videosundan sonra gaza gelmiş ve ben de 2 haftalık olan deneme üyeliğini başlatmıştım. Storytel birçok sesli kitabı barındıran hoş bir uygulama ve benim de ilk baştaki planım temizlik yaparken, bulaşık yaparken, uyumadan önce dinlemek, böylece boş vakitlerimi verimli bir şekilde değerlendirmekti. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Bulaşıkları yıkarken kendimi tabakları foşur foşur yıkamaya kaptırdığımı, uyumadan önce dinlemeye çalıştığımda da ninni etkisi yaptığını fark ettim. Teoride çok mantıklı bir uygulamaydı ama birbirimiz için uygun değildik anlaşılan. Ne yapalım kısmet dedim ve ayırdık yollarımızı.



Ta ki e-posta kutuma faturası düşene kadar. Yollarımızı ayırmıştık ayırmasına ama çok zeki ben üyeliğimi iptal etmeyi unutmuştum. Tabi Storytel de fırsat bu fırsat diyip deneme sürem bittiği gibi bir aylık üyelik ücretini hüüüüüüp diye içine çekiverdi. Planda olmayan bir şey olduğu için önce uflayıp puflasam da sonra hiç değilse kitaba gitti yine para diye teselli ettim kendimi.

E madem parasını bir kere ödemiş bulundum o zaman hakkını vereyim düşüncesiyle bir kez daha dinleme macerama geri döndüm. Ama bu sefer fiziki olarak bir şeyle meşgulken kendimi dinlemeye daha doğrusu dinlediğimi anlamaya zorlamadım. Okulların da açılmasıyla bolca kullandığım otobüs yolculuklarında tek işim oturmak ve pencereden dışarısını seyretmekken dinledim. İşte tam olarak o dakikalar Storytel'in hakkını vererek kullandığım dakikalardı. 



Şimdilerde pek bir sıkı fıkıyız kendisiyle. Sadece Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı kitabını dinlememe vesile olduğu için bile çok sevdim kendisini. Sayesinde tüm kişisel gelişim kitaplarının bir milyon yalan olmadığını fark ettim. Ve hayatımın mottosunu buldum. 


Önce eylem sonra ilham.

Bunu zaten başlığa yazarak olayın heyecanını kaçırdım biraz değil mi? Sağlık olsun.

Bu yazı da önce eylem sonra ilham mottomun ilk meyvesi oldu. Yazı yazmak için, örgü örmek için ya da denemek istediğim milyon şey için ilham bekleyerek yaptığım hataları ufak ufak telafi etmeye çalışacağım.

Bir dahaki önce eylem sonra ilham diyişimde Storytel'den detaylı olarak ve o zamana kadar dinlemeyi bitirmiş olursam da Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı'ndan bahsetmek istiyorum. O zamana kadar kendinize iyi bakınız :) 

Not: Üyeliğimin yenilenme zamanı da geldi çattı ama bu sefer de ben gayet bilinçli olarak iptal etmeyeceğim:p
M E R H A B A L A R. Ben planımı yapana kadar yazın çoktan geldiğini, hatta bir ayının bittiğini yok sayarak sizlerle bu yaz için yaptığım 3 Aylık Kalkınma Planımı paylaşmak istiyorum. Daha çok 3 aylık çöküş planı da olabilir gerçi bilemedim.

- Korece defterini temize geçirmek. 
İnsanın düzenli defteri olmayınca çalışması çok zor oluyor dostlar.

- A2'de işlenen konuları tekrar etmek.
Hatta mesela bunu yaparken Kore dizileri blogum olan Bir Bölüm Daha'da da Korece çalışma yazıları yazsam güzel olur. 

- Her gün 5 kelime ezberlemek. 
Çok az bir sayı ama ezberim hiç kuvvetli değil, o yüzden kendime çok yüklenip hayal kırıklığına uğramak istemiyorum.

- Kakaotalk indirip ana dili Korece olan biriyle pratik yapmak.
Yazıyı ilk yazarken eklemiştim bu maddeyi ama şu an silsem mi silmesem mi bilemedim. 

- Koreye gitmek :p 
Belki bir yaz ama kesinlikle bu yaz değil :D

- KPSS'ye başlamak. 
"Ama nereden başlayacağını bilemediğin için başlayamamak... Yayın önerilerinizi, önce şu dersle başla gibi önerilerinizi bekliyorum:(" diye yazmışım bu yazıyı ilk hazırladığımda ama şu an kitaplarımı aldım, ufak da olsa bir çalışma planı yaptım. O plana uymayı istiyorum.

- Seramikten yüzüklük yapmak.
 Fikir kaynağı A Little Bit. Kendisi bayağı yetenekli. Kumaşlara yaptığı çizimlere bayılıyorum özellikle. 

- 9 30 adet film izlemek.
Bu sayı ilk 9'du ancak sonra Büşranın ve Engineering Vibes'ın düzenlediği Limonata Tadında Film Maratonu sayesinde 30'a çıktı. Listedeki en zorlayıcı görevlerden biri kesinlikle benim için :D 2 tane izledim bile, kaldı 28!

- 15 adet kitap okumak.

-Sevdiğim şeyleri tekrar izlemek. 
Mesela Age of Youth, Haikyuu, Harry Potter. Çünkü bunların %100 mutlu edeceklerine eminim.

-Sevdiğim şeyleri tekrar okumak. 
H A R R Y  P O T T E R. 

-Örgü ipten yuvarlak çanta yap.
Örgü örmeyi öğrendim sayılır. Tarifteki sayılara uymadığım için ilk denemem biraz komik oldu ama en azından temeli kaptığım için mutluyum. Şimdi sırada istediğim renkte ipi almak ve bu sefer tarife birebir bağlı kalarak örmek var.

-Fesleğen yetiştirmek. 
Bir bitki yetiştirmek istiyordum ama bunun fesleğen olacağı hiç aklıma gelmemişti. Dün çok sevdiğim bir arkadaşım fesleğen yetiştirme kiti hediye etti ve ben de ektim hemen bugün. Masamın da baş köşesine koydum. Filiz verdiklerini görmek için meraktan ölüyorum :D Maybe fesleğen will be our forever Betül, tekrardan çok teşekkür ederim<33

-Kartpostal göndermek.
Aklımda 2 kişi var göndereceğim. Bayağı uzun zamandır aklımdalar hatta ama işte okul zamanı bir sürü bahaneyle erteledim hep. Özenle hazırlayıp göndermek istiyorum bu yaz.

Sanırım bu kadar. Bu yaz ana uğraşım KPSS olacak ama araya yaparken beni mutlu edecek şeyler de eklemek istiyorum. Çünkü okul maratonu başlayınca elimden geldiğince blogdan, sosyal medyadan, dizilerden kendimi soyutlamaya çalışacağım. YGS/LYS'ye çalışırken bunu beceremedim, şu anda yüzüne bile bakmadığım şeyleri asıl ilgi odağıma koydum ve pişmanlığını üniversitede yaşadım. Bu tekrar yaşanmazsa sevinirim :D 

Öyle işte. Peki sizin yaz için planlarınız neler? Nerelere gitmeyi düşünüyorsunuz? Ya da neler yapacaksınız? Buyrun yorumlara! :))


i solemnly swear that up to no good.
Yine arayı açmaya başladım sanki biraz. Ama öyle çirkin bir ders programım var ki tüm günümü yiyor. Ayrıca siz görmüyorsunuz ama aslında kafamda ben hep yazıp çiziyorum buraya bir şeyler.  Bazen hevesimi kaybetmeden buraya da gelip yazıyorum ama hep bir şeyler eksik kalıyor ve yukarı gördüğünüz gibi taslaklarımda ölüme mahkum oluyor yazılar.

Bu yazımın amacı taslaklarımı yayınlamak için sizden yardım istemek. Şöyle ki eğer üzerimde bir beklenti olsa ne yaparım? Tabii ki de en iyi şekilde bu beklentiyi karşılamaya çalışırım. Şimdi taslaklarımda biriken yazıların başlıklarını aşağıya yazıcam ve sizden de "şunu mutlaka yazmalısın", "bunu yazmasan da olur", "aaa bunu okumak isterim" vb. yorumlar bekleyeceğim affınıza sığınarak :D Kulağa saçma geliyor biliyorum ama en azından bu benim öncelik belirlememe yardımcı olucak. Yani umarım. İnşallah. Bilmiyorum.

Kategorilere ayrılmış bir şekilde başlayalım o zaman.

Kitap Yorumları
Fangirl-Rainbow Rowell
Gündönümü-İdil Elif Uzun
Kargalar Meclisi - Leigh Bardugo
Anna and the French Kiss-Stephanie Perkins
Güller ve Dikenler Sarayı
 Arşiv-Victoria Schwab
Kızıl Kraliçe-Victoria Aveyard

Dizi Yorumları
Splash Splash Love (Kore)
Tripped
Page Turner (Kore)
Stranger Things
W-Two Worlds (Kore)
Uncontrollably Fond 
(Kore)
Age Of Youth (Kore)
Entertainer (Kore)
Another Miss Oh (Kore)
Nightmare Teacher (Kore)

Kategorisiz Olanlar
Goodreads Kullanım Kılavuzu
Trakt.tv Ne İşe Yarar?
Telefonumdaki Uygulamalar
Güncel Kore Dizileri (Her ay kısaca izlediklerimden bahsettiğim bir yazı dizisi olabilir)
Kamerama Takılanlar (Yine aylık olarak kitapla alakalı alakasız çektiğim fotoğraflar)
Yarım Bıraktığım ve Tamamladığım Seriler
Korece Öğreniyoruz (Evvvet bu sefer ciddi ciddi çalışmaya başladım. Eğer isterseniz nasıl çalışıyorum, hangi uygulamaları kullanıyorum falan bunları paylaşacağım bir yazı dizisi olabilir. Hatta birlikte bir çalışma arkadaşı bulursam ne ala! :D )
Keşif: Kocaelideki Sahaflar/Kafeler/Kitapçılar (Çok gezen bir insan değilim ama kitapla alakalı yerleri gezdikçe burada paylaşsam tanıtsam? Bilmem ki okumak ister misiniz? Kocaelililer parmak kaldırsın :D)
Keşif: Sevdiğim/takip ettiğim bloglar/bookstagramlar/youtuberlar

Liste ve aklımdaki fikirler uzayıp gidiyor aslında ama biz bunlarla sınırlandıralım şimdilik. Fark ettiyseniz kendime kitap blogu dememe rağmen kitap yorumlarının sayısı blogda bir hayli az. Sürekli kitap dışı bir şeyler yazmaya gidiyor elim ama HAYIR SEN BİR KİTAP BLOGUSUN KENDİNE GEL diyerek bırakıyorum. Ama böyle olunca ne yorum yazmış oluyorum ne de başka bir şey. Blogumu kitap blogu çizgisinden kaydırmalı mıyım? Kişisel blog mu olur kaydırırsam? Etiketlere neden bu kadar takıyorum? Önemli olan yazmak değil mi? Babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi? Yine zırvalamaya mı başladım? Artık susayım mı? E V E T.

İşte böyle. Lüften LÜTFEN yorumlarınızı esirgemeyin. İyi geceler! ^_____^

mischief managed.


Çalsın davullar zurnalar bilgisayarım tamirden döndü! *sevinç naraları*
En sonuncu Pazar 6'lısı yazımda canım emektar bilgisayarımın bozulduğundan bahsetmiştim. Bugün sonunda geri geldi. Ama nasıl geri geldi? Bir sevinçle açtım bilgisayarı. İçinde HER ŞEYİMİN abartmıyorum tam anlamıyla her şeyimin olduğu dosyaya giricem ama bir de ne göreyim? Dosyam yok. O an tam anlamıyla çöktüm. Kaç yıldır biriktirdiğim fotoğraflardır, photoshoplardır, taa ilkokul zamanı yazdığım hikayelerdir falan hepsi yok olmuş. Başladım ağlamaya jşkgjkşj Uzunca bir süre "Gittii gitti gittiiiiii" diye gözyaşı döktükten sonra aklıma dosyamı en son gizlemiş olabileceğim geldi. Ve ta dam meğer hiçbir şeyim silinmemiş:'))))) Arka arkaya önce salya sümük ağlayıp sonra da sevinç dansları yaptım :D
Bu bana ders olsun. En kısa sürede hard disk ya da flash bellek alıp tüm dosyalarımı yedekleyeceğim. Bugün yaşadığım acıyı bir daha deneyimlemek istemiyorum.
Blogla alakasız kişisel bir yazı oldu ama alışın çünkü artık kitap harici şeyler de yazma ihtiyacı duyuyorum. Bundan sonra ortaya karışık bir blog olacağım sanırım.
Öyle işte :>
Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

Hakkımda

Fotoğrafım
elzem
Kitapları kapağına göre yargılıyor, canım istemediği noktada her şeyden vazgeçebiliyorum.
Profilimin tamamını görüntüle

İzleyiciler

En Çok Okunanlar

  • Seyir Defteri 5
  • Mim: Kurgusal Aşklar
  • Mim: Kitaplar Kalbimden Vurur
  • Mim: 2018 Dünya Kupası
  • Limonata Tadında Film Maratonu
  • Mim: Sinema ve Ben

Kategoriler

  • DİZİ ÖNERİLERİ (1)
  • FİLM YORUMLARI (3)
  • KORE DİZİLERİ LİSTESİ (1)
  • KİTAP YORUMLARI (30)
  • KİTAP İNDİRİMLERİ (1)
  • KİŞİSEL ÇİZİKTİRİKLER (6)
  • LİSTELER (1)
  • Meydan Okumalar (17)
  • MİMLER (14)
  • NETFLIXTEKİ KORE DİZİLERİ (1)
  • OKUMA ETKİNLİKLERİ (12)
  • SEYİR DEFTERİ (9)
  • TOP TEN TUESDAYX (2)
  • Yeni Çıkacak Kore Dizileri (1)
  • Yıl Sonu Değerlendirmesi (2)
  • Yıl Sonu Favorileri (2)
  • ay sonu değerlendirmesi (4)
  • challenge (19)
  • kitap alışverişi (3)
  • kitap fuarı (6)
  • kitap haberleri (2)
  • kitap tanıtımı (5)
  • kitap önerisi (2)
  • kore dizileri (9)
  • kpop (2)
  • kütüphane günlükleri (2)
  • maraton (9)
  • pazar 6'lısı (60)
  • pazar raporu (3)
  • seri sıralamaları (1)

2020

2020 Reading Challenge

2020 Reading Challenge
Eslem ~periodiclibrary has read 1 book toward her goal of 52 books.
hide
1 of 52 (1%)
view books

INSTAGRAM

Blog Arşivi

Bak Bakalım Bulabilecek Misin?

Pazar 6'lısı

Pazar 6'lısı

Dert Dinlenir&Öneri Alınır

Ad

E-posta *

Mesaj *

Copyright © 2016 Periodic Library. Created by OddThemes & Free Wordpress Themes 2018